Bir şeyler oldu, hatta çok şeyler oldu..

Ne eskiler memnun, ne de yeniler bu halden..

İşin acı tarafı yapacak bir şeyde yok gibi duruyor, hastayı kaybediyoruz ….!

İnsanoğlu kendini karmaşık hissetmek için teknolojiyi yarattı..

İlişki uzmanı, yaşam koçu, eğitmen değilim ya da bir ilişki danışmanlık şirketim yok fakat bazı yaşanmışlıklarım ve çevresel gözlemlerim sonucunda günümüz “aşk”ve ” insan”  ilişki özetini ne acı ki görebiliyorum.

Neremizle seviyoruz anlamıyorum ki?

İnsanı bir saniyeden kısa bir sürede göğün yedi kat üstünde gezdirirken bir anda yerin yedi kat dibine çarpacak

kadar güçlü bir duygu bu söz ettiğim.

Sevgililerin buluşmasının hatta konuşmasının bile büyük bir hayal olduğu yıllara kadar gitmeyeceğim ama şöyle bir

5-10 yıl önceye gidersek her şeyin nasıl da farklı olduğunu hatırlayacaksınız.

Şimdi herkesin bir hatta bir kaç telefonu, mail adresi ve sosyal medya hesapları var.

Artık, gördüğün birinin ismini Google’da aratıp bir kaç saniye içerisinde ilkokul

numarasına kadar her türlü kişisel bilgisine ulaşabiliyorsun.

Sonra arkadaşın olarak ekliyorsun, gerçek dünyada bir selam verebilmek için günler

hatta aylar geçeceğine, bu sayede çok kısa bir zaman dilimi içerisinde sohbet etmeye başlıyorsun.

Üstelik bunun için üstüne başına özen göstermene gerek yok, karşındaki seni muhtemelen fotoğrafındaki halinle hayal ederek konuşuyor.

Kısacık bir zaman  içinde pek çok şey anlatılıyor ve öğreniliyor.

Sohbet ilerledikçe içerik de değişebiliyor, defalarca mesajlaşmaya, görüşmeye gerek

kalmadan yani emek verip uğraşmadan sadece bir “tık”la sözleşiyor, ertesi gün

buluşmak için heyecanlanıyorsun.

Bu kadar hızlı başlayan bir şeyin devamı da hızlı geliyor tabii! Neyse, hal böyle

olunca da kişilerin Facebook aracılığıyla ayrılması da eskide olduğundan daha kolay

ve acısız bir hal alabiliyor.

Şimdilerde ise; ilişkileri hatta evlilikleri yıpratan, yıpratmakla kalmayıp yok eden

dizi ve filmler… Güzel kadın ve yakışıklı erkekler iyice cilalanıp parlatılır, bizden

birisi haline gelir.

O kişilerin yedikleri yemekten, giydikleri kıyafete, sevdikleri ve dinledikleri müziğe,

bindikleri otomobilden, içtikleri alkol çeşidine kadar saçma sapan ne kadar bilgi

kirliliği varsa beynimize doldurulur.

çeşitli figürlerle beynimizi ve algımızı alt üst edecek şekilde servis edilir.
 
 Evet, bir kez daha dışarıdaki zengin ve züppe hayata, hesap vermeyen, dilediği gibi
 
yaşayan, istediğiyle birlikte olup
 
anlaşamazsa ayrılan karakterlere özenilir.
 
Aşksız ilişkiler, ilişkisiz aşklar, tek gecelik beraberlikler, aldatmalar, mekan mekan
 
gezip kendini göstererek atılan
 
“check-in’lerle” “aşk acısı” adı altında bir günde unutan/unutulan ve hemen başka biriyle yeni bir ilişki yaşayabilen
 
“zavallı hayatlar” …

 

Ruhumuza, nefsimize ne oldu , sistem içinde yok oluyoruz, hemde  farkında  olaraktan …

Neden mi mutsuzuz, neden mi içimiz sıkılıyor, neden mi aradığımızı bulamıyoruz, neden mi tatminsiziz, neden mi eskiyi özlüyoruz , neden mi istiyorsunuz anlattıklarım yetmez mi … ??

Ruhumuza El Fatiha …

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir