12666466_10153933088042390_696556420_n

 

Her zaman ki gibi rutin birgün, değişen hiçbirşey olmadığı gibi, heyecanlandıran da birşey yok.

Ne garip dedim kendime, sanki biri seni programlamış open düğmene basmış ve hayatın içine salmış sanki.

Yureğimle yaşarken, duyguları alınmış , etrafımda olan biteni umursamadan bananeci bencil bir tavırla sadece görevlerimi yerine

getirir hale geldiğimi farkettim.

Ben beni bıraktı sanki, topladı eşyalarının bir kısmını valize çekti gitti…!

Önceden birinin üzüldüğünü kırıldığını görünce, sorunu halledene kadar kendimi yiyip bitiren ben ” Amaaan sendee uğraşamam valla kimseyle….” cümleleri kurar oldum

Etrafımda 7’den 70’e herkesin sorunu var fazlasıyla bi dokun bin ah işit , ben napıyorum ” Off valla kimsenin derdini çekemem benim derdi

bana yeter… ” diyerek sıyrılıyorum işin içinden.

Ülkemde yaşananlara  ” Bir oyum var başkada bir şeye karışıp başımı boşu boşuna ağrıtamam….” deyip geçer oldum.

Sosyal medyada (facebook,twiter …) çiçek,böcek paylaşmayı görev edindim adeta bir dünya paylaşılacak önemli mesele varken.

Cinayetler, intiharlar,bombacılar ölümler,açlık, sıradan gelmeye başladı, bakıp dinleyip okuyup geçiyorum.

Ayrılıklara, boşanmalara üzülmez, evliliklere de sevinmez oldum.

Sonra psikoloğa giden bir çok arkadaşımdan duyduğum ” önce ben … kendimiz için yaşamalıyız” cümleleri geliyor aklıma. Bu mudur yani …!

Diyorum ki bunun adı bencillik mi? kendin için yaşamak mı ? duyarsızlık mı? korkaklık mı ? endişe mi ? kaygı mı ?…

Bunun adı yaşanmışlık,olgunluk, tecrübe, yediğin kazıkların bileşkesi falan da değil.

Emin olduğum tek birşey var öyle bir yaşam derdine düşürüldük ki biz bu hayatta, daha ayın başından ayın sonunu düşünmemiz istendi bizden.

İnternetimiz, televizyonumuz,dizilerimiz, suşilerimiz,lüks cafelerimiz, bu kafelerde  ismi değişik  aslında anam babam usulü çay kahvelerimiz makarna,salatalarımız…. varda var hemde herşeyimiz var ama hiçbir şeyimiz yok…

Kendimiz için birşey yapmak lüks olunca, başkası için birşey yapamaz hale geldik… Neşe, mutluluk,paylaşım, dostluk, sevgi, emek, saygı, doğallık,iletişim kayboldu gitti … Şimdi hepsi anılarda adeta.

Yerini minnak yaşlarda endişeye, özentiye, suniliğe, menfaate, duygusuzluga,lay lay loma, eyvallahsızlığa bıraktı. Adı ergenlik oldu, depresyon oldu, yorgunluk güvensizlik oldu.  Hiç olmazsa

bizim sokaklarda çocukluğumuz , ilk aşklarımız, okul anılarımız vardı bol kahkahalı.

Şimdilerde çocuklar yaşanması gerekenleri yaşayamadan büyüyorlar.

Farkındayım çoğunuzun aklından geçenler böyle, hatta “Bende aynıyım” dediğinizi duyar gibiyim. Malesef çoğumuz aynıyız çünkü yaşadığımız yer aynı …

Sizi bilmem ama ben bana yüklenen bu programı resetlemek istiyorum. Yeni programda istemiyorum, eski, klasik program yeter bana.

Ben beni özlüyor ve arıyorum. Ben beni küstürdüm sanki, ağlattım, belki de aldattım .

Neşem, gülen yüzüm, polyannacılığım, dostluğum, fedakarlığımı, iyi niyetli duyarlı cesur hallerim gücenip saklandılar bir köşeye…

Beni gören var mı ?

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

2 Comments for this entry

  • Serdar dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş. Bir kaç tavsiye vermek istiyorum yazılarınızı beyaz font üzerine siyah olarak yazarsanız daha güzel olur göz yormaz sitenizde daha uzun süre oturum süresi olur bence.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir