images (1)

Sevdiğim insanların, dostlarımın,

anılarımın  olmasına rağmen

yaşadığım şehirde boğulmaya

başladım.

Tıkandığımı hissediyorum ….

yazamıyorum … kelimeler

karalıyorum sadece..

Sonra kelimeler hislerime yetersiz

kalıyor.!

Hal böyle olunca da ruhum daha

çok daralıyor.

Aynanın karşısına geçip kendimle

konuşmak bile yetmiyor..

Kafamın içi o kadar karışık ki bir

konu üzerinde odaklanamıyorum.

Tam bir konu üzerine yazmaya

başlıyorum, fakat  aniden bir şey,

yazmamı

engelliyor .

Taslak halinde bir sürü yazı

biriktiriyorum sadece…

Düşüncelerimi serbest

bırakamıyorum… 

Sınava girmiş bildiği soruyu,

dışarıdan yada içeriden gelen

tepkiler yada etkenler yüzünden

cevaplayamayan öğrenciler

gibiyim..

“Son zamanlar da yazı yazmama

engel olan etkenler neler ” diye

soruyorum kendime..

Cevabım ise “İNSANLAR!” oluyor.

Kiminin umursamazlığı, kiminin

dominantlığı, kiminin yalanı,iki

yüzlülüğü,samimiyetsizliği,

kiminin gizemi ve duvarları,

kiminin ise iyilik

yaparken hayatımın içine etmesi….

İstikrarlı duygular, amaçlar,

hayaller diye birşey yok..  

Dostluklar bir tarafa arkadaşlık

bile kaygan zeminde.

Anlatmak konuşmak istediklerimi

anlatamadığım,konuşamadığım bir

şehir oldu burası bana.

Herkes bencilce bir sohbet içine

girmiş hayatına devam ediyor.

Konuştukları basit  ve tekrar eden

konular, yaptıkları yorumlar

kulaktan dolma, başkalarının

fikirlerini savunup dururlar.

Birçoğunun kendine ait bir

düşüncesi bile yok.

Yalnızlığımda burada başlıyor ve

doğduğum bu  şehir bana dar

geliyor,

boğuluyorum adeta…

İnsanlarla sohbeti  bir şeyler

öğrenmek herhangi bir

konuda etkileşimde bulunmak için

yaptığım zamanlar  mutlu

oluyorum.

Bildiğimi düşündüğüm  konularda

bile sormak,öğrenmek

heyecanlandırıyor beni.

Ama gel gelelim hep dedikodu ve

bencillik, yenilikçi,özgün  hiç

bir şey yok.

İşte o zaman çekiliyorum köşeme

en yakın arkadaşım bile yabancı

oluyor…

Sonra da  “nooldu sana” soruları

başlıyor etrafımda… 

Ne mi oldu?  Nasıl anlatayım ki,

anlatamamak zaten sorun,

anlaşılamamak!!!

Karman çormanım , kelimeler

anlamını yitirdi, duygular öldü!

Tıkandım işte …Kaçacak delik

arıyorum…

Tıpkı bizim mutfağı lavabosu

gibi…

Özlem ÜNEY

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post
»