ergenlik_donemi_depresyon

Biz ergen olamamışız, ergen iken.

Buna izin veren olmamış.

Şimdilerde ise çocuklarımız sefasını süre süre yaşıyorlar

ergenliklerini, bizde buna izin veriyoruz haliyle.

Bu zorlu süreçte, küçük çocuklarımız büyüyor ve bizi

beğenmiyorlar.

Hem fiziksel, hemde duygusal açıdan

çocuklarımızı tanıyamaz hale geliyoruz.

Tüm yaşananlar aslında doğal bir süreç olmasına

rağmen,anne-baba olarak

alışması çok kolay olmayan bir süreç

İşte size bir ergen annesinin ağzından ‘ergenlik’..!

Daha dün gibi, bacağıma yapışan, yanından uzaklaşmama

tahammül edemeyen kızımın hali…

Ne zaman bu kadar büyüdü ve uzaklaştı benden.

Ne zaman kapandı o odanın kapısı? “Anne kapımı kapama”

diyordu, korkuyordu,seslerimizi duymak ona

güven veriyordu.

Şimdi odası onun kalesi sanki.! girmeme izin vermiyor

 

Artık sesimi duymak değil yüzümü bile görmek istemiyor

sanki.

Beni her gördüğünde yanlış bir şey yapmışım gibi, ya da ben

zaten yanlış biriymişim gibi bakıyor.

Beğenmeyen, aşağılayan, benden sıkılan ve bazen benden

utanan biri gibi.

Yüzündeki o ifadeleri yorumlamak için uzman olmak gerekmiyor.

Kızım büyüdü, ergen oldu, tanımadığım biri oldu.

Küçükken,henüz bana ihtiyacın olduğu zamanlar birlikte

oyun oynardık, birlikte yaptıklarımız ikimiz için de keyifliydi,

mutluyduk birlikte, gözleri anlatıyordu mutluluğunu.

Şimdi o gözlerde başka duygular var. Şimdi biraz sohbet

edebilmek için gösterdiğim çabaların sonucu hayal kırıklığı.

Çünkü o gözlerde “Nerden çıktın şimdi?” bakışı var.

Uzmanlar;

“ergenlik dönemi” diyorlar, büyümesi, sağlıklı bir yetişkin

olabilmesi için benden uzaklaşması, bağımsızlaşması

gerekiyormuş.

Birey olmasının yoluymuş bu.

Onun  gözlerindeki nefreti, mutsuzluğu, sıkıntıyı görmek,

benden uzaklaşmak için gösterdiği tüm çabaların asıl

nedenlerini bilmek beni sakinleştiremiyor ki. O an tam da

yaşarken “o ergen ve geçecek” düşüncesi aklıma gelmiyor ki.  

Aklım ve kalbim farklı şeyler söylüyor.

Aklım “o ergen, henüz tam büyümedi ve senin desteğine

ihtiyacı var” diyor.

Kalbim beni yanında istemiyor ki” diyor ve kırılıyor.

Aklım “anlayışlı olmalısın” diyor.

Kalbim” sınırları o kadar zorluyor ki,

çaresiz hissediyorum kendimi” diyor.

Aklım “ona güvenmelisin ve büyümesine izin vermelisin”

diyor.

Kalbim başına bir şey geleceğinden korkuyor.

Aklım “sen onun için önemlisin ama bu dönemde görünmez

olmalısın ve sevgini göstermeye devam etmelisin” diyor.

Kalbim “ benim de sevilmeye ve sevildiğimi bilmeye ihtiyacım

var” diyor.

Aklım  “o tabiî ki mutsuz görünecek, sıkılacak, duyguları

çabucak değişecek ve sonunda baş etmeyi öğrenecek” diyor.

Kalbim onu böyle gördükçe bir şey yapamamaktan üzgün.

Aklım “bütün bunlar geçecek önemli olan bu dönemi doğru

yönetmek” diyor.

Kalbim bir yandan umutlanıyor bir yandan

da korkuyor “ya toparlayamazsak” diyor.

Aklım ve kalbim böylesine çatışırken yoruluyorum, biraz

dinlenmek için gözlerimi kapadığımda 6-7 yıl sonrasını hayal

ediyorum.

Yetişkin olan çocuğumun bana “ İyi ki sen benim annem

olmuşsun” dediğini duyuyorum ve “İyi ki çoğu zaman aklımı

dinliyorum” diyorum.”

Dikkat ergen var !

“Artık otoritelerin eski gücü kalmadı”

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

2 Comments for this entry

  • Anonim dedi ki:

    O kadar güzel yazılmış ki…Ellerine sağlık.Sonuçta ben de daha 15 yaşındayım ve ergenlik dönemindeyim.Fakat annemin böyle kötü düşünmesini ve üzülmesini istemem tabiki.Okurken ağladığım gerçeği var bir de.Gerçekten bir daha kapımı kapatmayı düşünmüyorum.Gerçi artık o kapı bilgisayar başında durmaktan veya telefon oynamaktan değil de ders çalışmaktan kapanıyor ya orası da ayrı konu ama eğer annem böyle üzülecekse kapıyı kapatmasam da olur.Onun için her şeyi yaparım yeter ki o üzülmesin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir