Sensiz geçen kaçıncı yıl kaçıncı bayram …

Senin yerini yokluğunu  kimse dolduramadı baba,

Yorgunum ama sana söz verdiğim gibi hayattan umudumu hiç kesmedim…

“Üzülme” derdin mevlana gibi, “herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için,hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı fark ettirdiği için” cümlesini kazıdın beynime…

Sen beni doğru yetiştirdin o konuda problem yok…

ama iyi yapmadın aslında, senin bana öğrettiğin tüm

kavramlar,beynime kazıdığın tüm cümleler senin olmadığın

bu alemde yer bulmuyor..

İnsanları sevmek,insanlara güvenmek, samimi ve içten

olmak kısacası sıcacık sevgi dolu bir kalbe sahip olmak

güzelde, herkes çok üzüyor baba, üzülüyorum

anlayacağın,suistimaller, nankörlükler,

karalamalar,bencillikler üstüme üstüme geliyor bazı

anlarda…

Aslında aldanmıyorum kimseye herşeyin farkında olarak

yaşıyorum tüm yaşadıklarımı, sadece umudumu yitirmeme pahasına aptalı oynuyorum, taş atana ekmek atıyorum hala…

Fakat ekmek atmaktan kollarım yoruldu…

Biraz cadaloz olsaydım, yeri geldiğinde çemkirmeyi

becerebilseydim, hakedene hakkını verip hayatımdam

ölümüne çıkarabilseydim,biraz fesat, biraz sinsi olabilseydim

keşke…

Ama ben bunların hepsiyle son yıllarda yeni yeni

tanışıyorum, sen bana öğretmedin ki….

En çok ne zoruma gidiyor biliyor musun ?

Kime iyi ki varsın desem, günün birinde ne iyiliği kalıyor, ne de kendi…

Sen çok iyi bilirsin , hayatımıza giren insanların bizi, kendi

hayatında bir zaman özel hissettirip, diğer tüm zamanlar için

hiçliğe terk etmelerinin ne demek olduğunu..

İşin açıkcası bu kadar sanmalar içinde, insanların ömrüne

kattıkları mutluluğu,benim hayatımdan çalıyor olmaları

canımı acıtıyor…

İnsana kendisi bile yabancı geliyor bir zaman sonra.. 

Kalp ayrı dertte, beyin ayrı dertte, ten ayrı dertte..

Sınandıkça sınandım, anlayacağın bitmedi hayat sınavım

yoruldummm, yorgunummm baba.

Bu bayramda eksiğim sensiz, kimseyle konuşamıyor, konuşsan da klasik cümleler, klasik teselliler, o yüzden

seninle sohbet etmek istedim.

Böyle daha iyi oluyor sanki.

 Her şeyi içine atmaktan yavaş yavaş tükendiğimi

hissediyorum..

Seni çok iyi anlıyorum diyen herkesin, seni anlamadığını

görüyorsun..

En yakınından uzaklaşıyorsun..

Yapabildiğin en iyi şeyin, yazmak olduğunu görüyorsun..

 Hani o dışarıya verdiğin mutluyum imajı var ya, içini yiyip

bitiriyor..

Biri gelse ve gerçekten de tam anlamıyla yanında olsa,

düzeleceksin gibi geliyor..

Ama o kadar çok yenilgiye uğradım ki sevmede, değer vermede, bir yanım hep kimseye güvenme diyor..

O yanına yenilmeye başladığın zaman, asıl acıları tatmaya da

başlıyorsun..

İşte o anlar kalbinin, aklını yendiği anlar oluyor.. Ve benim

kalbim akılımı hep yeniyor..

Asıl sorunlar, asıl canını yakanlar oluyor..

Hani her şeyde denir ya ”hayat devam ediyor” aynen öyle..

Ne giden geri geliyor, ne kalanlar değerini biliyor, ne yerin,

ne de kıymetin değişiyor..

Sen sadece günden güne eriyorsun, tükeniyorsun,

hissizleşiyorsun..

Ama gerçekten de bir gün aklım bu savaştan üstün çıkarsa, o

zaman tam anlamıyla sevdiğim insanlar, tam anlamıyla

soğukluğu tadacaklar..

Özledim hemde çok özledimm ve sana çok ihtiyacım var bu

aralar

İşte, senin Özlemin, gözlerinin içi gülen, sevgi pıtırcığı haline getirdiğin kızın çok dertli .

Keşke çıkıp gelebilsen gittiğin yerlerden,sana sıkıca

sarılabilsemmm

Özledim hemde çok özledimm.

Ve sana çok ihtiyacım var bu aralar…

Bayramın kutlu olsun babammmmm….

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

2 Comments for this entry

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir