Bir çift göz tanıdım…

Ben gibi bakan bir çift göz..

Sıcacık sevgi dolu  bir çift göz..

Ancak çok yorgun… hayata küsmüs,kırılmış,gücenmiş… Aşka,sevgiye ve  insanlara ne inancı kalmış ne de  güveni..

Göz çevresinde erken yaşta oluşan çizgiler, onun ne denli zor yılları geride bıraktığını anlatmaya yetiyor…

O’na kalsa tası tarağı toplayıp gidecekti belki buralardan benim gibi

Ancak sorumlulukları vardı, pes etmek, çekip gitmek, kaçmak  ona göre değildi.

Yaşamak istediği o kadar çok şey vardı ki, bir zamanlar hep kursağında

 bırakılan.

 Şimdi o gücü bulmayı bi tarafa bırakın denemeye bile cesareti,isteği kalmamış…

Hayalleri,umutları kaymış gitmiş sanki avuçlarından

Sanki benim gözlerim karşıdan bana bakıyordu..

Gözler dolmuş taşıyor,

Ağladı ağlayacak yılların kalleşliği yükü omzuna binmiş…

Yılların yorgunluğu düşmüş,hüzünlü bir çift göz, iki çift göz oldu sanki bir anda…

Yorgun yorgun baktık birbirimize öylece, sonra da gülümsedik..

Konuşmaya bile gerek duymadık, her şeyi anlattık  bakışlarla..

Gözlerimiz  “memnun oldum tanıştığımıza “ dedi sessizce…

Sözcüklere gerek kalmadan “ yorgunum hem de çok yorgunum “dedik birbirimize..

Dil sustu, gözler konuştu,gönüller uyuştu…

İki farklı renkte, aynı iki göz…

“Sustuğunda gözleri konuşan

Konuştuğunda dudakları susana” gelsin bu yazı…

 Özlem ÜNEY

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir