İnsanlar alemini tanıdıkça,hayvanlar alemini daha da merak eder oldum son günlerde…

Bazen ormanda, doğada, bazen de küçücük bir kafesin içinde sadece kendilerine sunulanla yetinen, korktuğumuz, zaman zaman tiksindiğimiz hayvanlar.

Sahibine kolay kolay ihanet etmeyen, canını acıtmayan hayvanlar.

Sadece aç kaldıklarında ve canları yandığında zarar verirler etraflarına…

Hayvanlar hakkında çok fazla bilgiye sahip değilim, ama hemstırlar ile ilgili tecrübeliyim artık kızım sayesinde 🙂 

5 yavru ve bir anne pembe kafeslerinin içinde o kadar mutlu yaşıyorlar ki, onlara yemek olarak brokoliden tutunda,çubuk krakere kadar ne versem yiyorlar itiraz etmeden.

Peki biz insanoğlu neden böyleyiz ???

Dilimizle elimizdeki ile yetinmeyi bildiğimizi söyler, uygulamada öyle davranmayız.

Sadakat desen artık yakında Türkçe sözlükten bile çıkacak bir kelime neredeyse yaşadığımız yüzyılda.

Dağından,denizine,gölüne ne istersek var yaşadığımız ülkede , yiyeceğimiz içeceğimiz bol, çok şükür bütün alış-veriş merkezlerimiz marketlerimiz, barlarımız, kafelerimiz , restaurantlarımız, hatta  pavyonlarımız bile dolu…

Yani geziyor,eğleniyor, yiyebiliyor ve içebiliyoruz…

 Küresel ısınma etkilese de dört mevsimi  yaşıyoruz..

Daha sayamadığım bir sürü şey, ama yine de bizi mutlu etmeye yetmiyor.

İnsanoğlu olarak tek derdimiz hep daha fazlasını istemek, elde edene kadar deliler gibi uğraşmak.

Sahibi olamadığımız her şeyi istiyoruz, her türlü duyguyu, her türlü bedeni, malı mülkü, belki de basit bir terliği bile istiyoruz..!

Sonra, sonrası yok o kadar..

Sahip olduğumuz anda bütün büyü bozuluyor…

Biraz keyfini sürdükten sonra, daha önce sahip olduklarımıza  yaptığımız gibi bir köşeye atıp dönüp bakmıyoruz bile..

İşte biz insanoğlunun elde etme duygusundan kaynaklı ego tatmini…

Neden böyleyiz bilmem ki…!!!

Özlem ÜNEY

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

1 Comment for this entry

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir