Hep aynı başlıyor…

Sonra zaman herşeyi çabucak eskitiyor..

Doğanın kanunu bu elbette, tabiiki ilk gün gibi olmayacak..

Ama bu kadar da çabuk tüketilmemeli duygular..

İnsanları tanıyamamak

tanıdıkça hayal kırıklıkları derken bakmışsınız sevgi bitmiş…

Çoğumuzun “Heves” peşinde olduğunuzu düşünüyorum..

Hevesleniyoruz, heycanlanıyoruz elde edince de hevesimiz geçiyor..

Emek harcamak, fedakarlık yapmak, riske girmek ilk günlerde olduğu gibi gerekli gelmiyor!

İki kişiden biri “heves”, diğeri “sevgi” yle yola çıkınca ilişki tek kişilik oluyor.

Aslında olması gereken durum bu değil…!

Oysa birbirini tanıdıkça sevgi çoğalır ve büyür..

Bence bu işin yolu yaşanılan duygunun heves mi ? sevgi mi? olduğuna emin olduktan sonra yola çıkmakta..

İlk günlerde hevesli bir şekilde yapılan görüşmeler, her şartta sıkça açılan telefonlar, atılan mesajlara verilen anında cevaplar vs.. biranda yerini bir dünya mazerete bırakıyor…

Günümüze uygun klasik bir ilişki kronolojisi…

Hevesi geçen taraf ve  seven bir yürekle bakakalan öbür taraf …

Hiç şaşırtıcı değil aslında …

“Heves” li olanların “açık büfe” yi tercih etmelerini tavsiye ediyorum…

Tabildot takılmak onların işi değil, şişkinlik yapabilir…

İlişkilerimizde  doğru menüyü seçersek, herkes istediği doyuma ulaşır…!

Kimse açlık çekmez…

Aksi takdirde ilişkiden geriye hayal kırıklığı,güvensizlik bir sürü enkaz ve şu sözler kalır ;

“Sana değer de geçer
 Beni deler de geçer 
 Seyreden güler de geçer ” … !

Sevgiyi yüreğinde hissedenlere,

Sevmesini bilipte ,yaşatanlara..

Selam olsun….

 

ÖZLEM ÜNEY

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir