Bugün sıradan bir gündü benim için.

Hayatla ve kendimle mücadelemin devam ettiği bir gün sadece…

Biran anda internette dolaşırken Can babanın bir sözü takıldı gözüme ve sorgulamaya başladım bazı şeyleri.

” Umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda!
Her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa.”  demiş Can baba…

Doğru demiş demesine de, ben umursuyorum, galiba işin kötü yanı da bu …

Sürekli birinin canını acıtacağı korkusuylada yaşanmaz ki arkadaş..

Herkes aynı kefeye konmaz ki…

Yaşanması gereken güzel duyguları da  engeller içindeki bu korku..

Kurtulmak gerek bu korkudan !

 Hiç birimizin suçu değil..

Kimimizin küskünlüğü çocukken başlıyor,kimimizin ki hayata atılmaya başladığımızda.

En güvendiğimiz, kendimizi teslim ettiğimiz kısacası yanımızda sandığımız insanların  bize  ilk darbeyi vurduğunda tanışıyoruz bu duyguyla..

Elimizden tutar gibi yapıp bizi itenlerdir hayata küsmemize neden olanlar…

Yine de ” canları sağolsun” ne diyelim

Misafir çocukları gelir,dağıtır ve gider… 🙂

” Benim de canım çok yandı bilirim bu acıyı o yüzden senin canımı yakmam inan bana ” cümlesiyle karşıma çıkan herkesten korkar hale geldim…

Hayatımın kabusu oldu bu cümle. Ama yine de her türlü ilişkide (dostluk, arkadaşlık,aşk vs) güvenmekten ve sevmekten vazgeçmedim. 

Fakat her yeni ilişkiye biraz daha buruk, tedirgin ve 1-0 yenik başlıyor sanki insan.

Dedim ya korkmuşuz bir kere, hatta öyle bir korkmuşuz ki güzel sözler duymak, doğru davranışlarla karşılaşmak bile içimizi ürpertmeye yetiyor…

Korku filmine çevrilmiş duygular sarmış tertemiz yüreklerimizi…

 

Ne hikmetse  herkes mağdur, herkes yaralı, herkes iyi niyetinin kurbanı … 

Peki madem herkes mağdur , katil kim ???

Tek sorun gerçek anlamda sevmeyi bilmiyoruz …

Sevmekten tek anladığımız şey karşı cinsten birine aşık  ve ona sahip olmak… 

Tabii buna da aşk denirse…!

Ortalıkta acımasız iyi niyet simsarları kol gezerken, bizim bu korkularımızdan kurtulmamız zor mu ne…!

Beni sevmekten korkuttunuz, bazen bıktırdınız  beni kendimden.

Tek kaldığım gecelerde sizlerle hesaplaşmaktan yoruldum.

Oysa bir çığlıktı sessizliğim, hiç biriniz duymadınız … Yüreğiniz gibi, kulaklarınızda tıkanmıştı …

Şu hayatta belki de en çok ihtiyacımız olan şey, sahte olmadan gülen bir yüz…Yalanı olmadan seven bir kalp…♥

Bazı sorularımın cevabını veremesem de, olacak o kadar…

Düşünüyorum da…

Varsın bazı şeyler eksik olsun hayatımda…

Emir ve komuta bende.. “Eller yukarı hayat! Ben seni sevdiğim kadar yaşıyorum.

Yaşadığım kadar da seviyorum!..”

 Özlem ÜNEY

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

3 Comments for this entry

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir