Sindirella misali dolandım ortalıklarda.

Gülümsedim herkese;bunu hep yapıyorum,her defasında daha da kolay oluyor.

Bas bas ağlarken aslında gülüyorum mesela,kıçı kırık mutlu insan hikayelerinde poz veriyorum..

Sağ profilden daha iyi çıkıyorum, sol profilimde flaş patlıyor, havai fişekler patlıyor sonra,konfetiler yağıyor başımızdan aşağı…

Bu sabah bir blog yazarı arkadaşımın yazdıkları ifade ettiği duygular o kadar güzel ve samimiydi ki kıskandım adeta..

Bunları ben yazmalıydım dediğim cümleler vardı yazıda.. İşte bazı cümlelerden  alıntılar yaptım

” Üzerimde nasıl bir elektrik var bilmiyorum ama ilişkiler konusunda ne hızla birini çekersem kendime, o hızla da kendilerini soğutuyorlar benden. Blogtan ve twitterdan çok sıkıldım. Afakanlar basıyor. Sürekli mutsuz, depresif, yaralı, acılı kızı oynamaktan çok sıkıldım. Normalde dışarıda çok neşeliyim. Burada ve aşk hayatımda neden böyle oluyor anlamış değilim. Kimse de anlayamıyor zaten. Boktan bir yazı yazıp ya da boktan bir twit attıktan sonra günlerce ağlamıyorum. Bir iki dk sonra güldüğüm, ulan ne yazmışım ben dediğim çok oluyor. Sadece fazla duygusal biriyim.Her zaman yaşamak istediğim aşk, kursağımda kaldı hep. Taktik yapan insanlara inatla, doğru kalmayı seçiyorum. Bir çoğunuz, “seni özledim” mesajını günler haftalar sonra atarken… Ben buluşmadan 1-2 saat sonra bile atabiliyorum. Çünkü “özledim” işte. Var mı ötesi? Neden tutayım ki içimde? Ne saçma. Cidden kim ne derse desin çok saçma geliyor. Öyle bir adam olmalı ki hayatımda, özledim dediğimde aynı elektriği alıp evet lan bende diyebilmeli ve sonra nasıl olsa elde ettim diyip gitmemeli. Gidenler zaten gidiyor ve döndüklerinde asla eski beni bulamıyorlar. Olmuyor, yapamıyorum. Ya o hızla, aynı elektrikle devam edecek korkmadan… Ya da defolup gidecek.

Bir çoğu soruyor neden cinselliği yaşamıyorsun… Ulan aşk yaşattınız mı ki, doya doya sevişeyim. Bu adam da psikolojimi siker mi acaba diye düşünmeden içimden gelen cinselliği yansıtayım. Yok olmuyor! Zorlamıyorum. Ben arayıp bulmuyorum kimseyi, beğenen oluyor, tanışmak isteyen oluyor, arkadaşımın arkadaşı oluyor. Oluyor işte. Ama ben kimseye yamanmıyorum.Sadece ilişkiler, duygusal boşluğum ve kalbimin atışlarını yazıyorum. Çünkü ben sevmeyi seviyorum… Kendime söz veriyorum, uzak duracaksın kimseyi tanımayacaksın diyorum ve biri karşıma çıktığında “ulan acaba bu kaderim mi, bu doğru kişi mi, bu mutluluk mu” diyorum ve verdiğim bütün sözleri unutuyorum. Sanki hiç kimseden hoşlanmamış gibi, aklımdan yüreğimden herkesi her şeyi ve bütün yorgunluğumu atarak yeniden bir yola çıkıyorum. Yolda yine arabada fazlalık oluyorum ve yol kenarında iniyorum.

Bu nasıl bir durumdur anlamanızı beklemiyorum ama anlamayanlar da ötmesin bik bik. Şimdi kendime söz veriyorum, kimse ile tanışmayacağım artık. Kimseyi öğrenmeyeceğim. Yalnız ve mutlu öleceksem bile bunu sağlam bir kalple yapacağım.Bu blogu kapatırsam ve ileride çok mutlu bir blog adı görürseniz bilin ki benim. Yanımdaki adamı nasıl sevdiğimi, onun beni nasıl sevdiğini, süper işimde ne kadar mutlu olduğumu, arabamı evimi yazlığımı aldığımı, ne kadar sağlıklı olduğumuzu yazacağım. Kahkahalar atacağım. Bembeyaz ama ara ara renkli bir blog olacak. Belki sevdiğim adamla fotoğraflarımı paylaşacağım ama ben çok mutlu olacağım. ÇOK MUTLU OLACAĞIM.”

Aslında bizler mutlu insanlarız arkadaşlarımız, ailemiz, dostlarımızla birlikte keyifli vakitler geçiriyoruz. Hobilerimizi gerçekleştiriyor.. Kafaları çekip coşabiliyoruz.. Sağlığımız yerinde, kimseye muhtaçlığımız yok… Pollyannalık yapmıyorum bunlar gerçekler…

Bizi dara sokan “Her zaman yaşamak istediğimiz “aşk” ın kursağımızda kalması” duygusal boşluklarımız, çünkü biz sevgi insanıyız… Sevmeyi seviyoruz… Sevgisiz  ve taktiklerle donanımlı insanları karşımızda görmek bizi üzüyor…

Kursağında herkesin aşk… Bir hevesle başlanan aşklar … Hevesi kursakta bırakan hayaller… Gitmeler ve kursakta kalan duygular…

Kimbilir neler neler kaldı kursağınızda sizinde..

“Hayat işte” …!

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir