YÜREK BULUŞMASI 1-

24 Haziran 2011

 

Sizde çoğalan, yüreğinize yerleşen vuslatsa adı, dostunuz, arkadaşınız oldu mu?

Yıllar boyu görmemenize rağmen, hep görüşüyormuşsunuz gibi hissettiniz mi?

Hissettirdi mi size?

Gel-gitlerine takılmayıp hep yeniden yeniden yine gülümseyip, umutla sarılan hayatta kaç kişi kaldı?

Kim mi?

Özlem…

Paylaşımları, yüreği…

Zaman zaman öfkeleri, ikiyüzlülüğe…

Gülümsemeni hiç yitirme canım.

 

Kaç kişi kalbi acıdığında sesini yükseltti?

Kaç kişi, hayata dik durarak harmanladı kendini?

En umulmadık zamanda kaç kişi yüreğinin ardına saklanmadan sıcacık kelimelerle ulaştı size?

Kim mi?

Tabi ki Vici…

 

Kadri’den söz etmeye dilim varmıyor…

Eşekliğim aklıma geliyor…

Ne zamandır gitmedim İnegöl’e…

Oysa o yüreğini açmış, iki kelam için yol gözlüyor…

Geleceğim demiyorum, geleceğiz belki birkaç belki daha çok yürekle…

 

Yeşil bir kadın Poyraz’da…

Fatma…

Gözü çok uzak diyarlarda…

Sevdi mi sevdi…

Sildi mi sildi…

Kocaman yürek gülümsemesi…

Hep bana hep bana değil yaaaaaa.

O mükemmel bir anne…

Yetmez mi?

Yürek dolusu selam ama zahmetsiz…

 

“Bu yemin

Burjuva pislikleinin

Şatafatlı kağıtlarında kalan

Yeminlerden değil

Bu yemin dost yemini

Arkadaş yemini sevdiğim…!

Selam sana da dostum…

Dizelerin hala aklımda ilk günkü gibi…

Senin için de geleceğim, birlikte gideceğiz Kadri’ye…

Ama hep gideceğiz…

Bizim yüreklerimiz onda saklı…

 

Keşifse keşif, hayatsa hayat kaçmadan yüzleşen…

Bir koca yürek daha…

Neleri aştı, neleri aşacak…

O yüreğiyle dağları deler mi bilmem ama benim yüreğime yerleşti.

Hadi sen de gel İnegöl’e…

Yürek buluşması yaşa…

 

——————————–

 

nedin birrrrrrrrr….

o kadar çok yürek var ki buluşacak…

o kadar çok dost…

dostları dile getirmek gerek…

hissettiklerinde, hissedildiklerinde bir başka hayata sarılan…

sanal dostum… paylaşımlarını çaldığım ve bir türlü telif ödemediğim Nurtaç…

Özcan…

Yavuz…

Sadooooooooooooooooooooooo…

ve birçok dost…

farklı mecralarda aynı duyguyu yakaladığımız Reşit… neden anlatmasın bize ipekböceğinin öyküsünü…

ara vermeyi bırakıp, daha sık yazmak ve hayata geçirmek umuduyla…

ipekböceğinin öyküsü gibi meşakketli bir yol olmalı…

SAPAK belki…

Yüreğine sağlık sevgili dostummm..

Necmettin ÖZDEMİR…


 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir