Var bir küskünlüğüm, saklayamam.

 

Kolum kanadım, bir hayli düşük…

 

Nasıl da belli içimin eridiği, bir tuhafım,

 

Kırgınım,

 

Ama kime?

 

Ne birine kırgınım, ne de değilim.

 

Tarifsiz, tuhaf bir eğilim.

 

Sıradan kırgınlık değil, ağır.

 

İstediğin kadar bağır, çağır.

 

Ne yapsan gitmez cinsinden.

 

Zorlasan, sahte, katı bir gülücük çıkar.

 

Ne en çok sevdiğim şarkılar yumuşatır beni

 

Ne de göz kırpan yıldızlar.

 

Lamba taksan, en fazla ışır sokaklar

 

Ya içimdeki karanlıklar?

 

Algılarımda bir ağaç gülümsüyor, dıştan

 

Budanmış dalı budağı,

 

Balta dibinde.

 
Sormaya ne hacet, ne oldu ki diye…

 

Bakışlarımız konuşuyor

 

Hislerimiz yakın,

Hislerimiz yeterli, konuşmayalım sakın.

 

 

Alıntı… (N.G)

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir