“MASAL”

22 Nisan 2011

Bir varmııışşş  bir yokmuşşş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ,kalbi sevgi dolu minik bir serçe varmış. Yağmur, kar demeden her türlü havada kanatlarını çırparmış. Uçmaktan kanatları yorulmuş minik serçenin. Daldan dala konmayı sevmediği için her dala konmazmış.Ama bir gün yalnız uçmaktan o kadar sıkılmış ki. Bir dala konmaya karar vermiş. Sağlam bir dal aramış konmak için. Amacı yorulan kanatlarını dinlendirmek ve yalnızlığına bira ara vermekmiş.

    Mevsimlerden bahar olmasına rağmen hava soğuk ve yağışlı, dallarda ıslakmış. Dalları göklere tırmanan güzel bir ağaç bulmuş bizim serçe. Hiç düşünmeden konmuş bu kökü sağlam olmayan ama dalları sağlam olan bu ağaca.

Derin bir nefes almış serçe ” ohhh şükür” demiş ve üstüne konduğu ağaç dalından izin istemiş dinlenmek için. Dal bu durumdan memnun kalmış seve seve kabul etmiş..

Serçe ile ağaç dalı arasında güzel bir sohbet başlamış. Serçe ağaç dalına şeyleyerek soru sormaya çalışmış ve  ” Bana kendinden bahseder misin ? ” demiş.

Ağaç dalı ” Geçekten mi ?, Dinlemek istediğine eminmisin ” diyerek başlamış yaşadıklarını anlatmaya.

“Kendi ağırlığım altında eğilmemek için hep kuvvetli oldum ben. Rüzgarların gücü karşısında kırılmamak için dayanıklı olmak zorundayım. Ağaçlar herhangi bir zarar gördüğünde dağılıverirler. Ben artık yaşlanıyorum sayılır. Gördüğüm rüzgarlar beni yordular. Bilirmisin ağaçlar yaşlandıkça ana kökler önemini kaybetmeye başlar. Senden öncede birçok kuş kondu dallarıma hiç biriyle böyle sohbet etmedim ben. Hep dallarıma zarar verdiler.Seni dallarımın üstünde tutmaktan çok memnunum.İstediğin kadar kalabilirsin. beni mutlu ediyorsun. Keyfim yerinde benim.Ama beklediğim kuşlar var heran gelebilirler.İstersen kal !! ” demiş.

Bizim serçe gayet rahat bir şekilde ” Yooook yoook benim de zaten uzun kalmaya niyetim. Biraz dinlenmek, sohbet edip yalnızlığımı gidermek istedim sadece. ” dedi.

Serçe ile ağaç dalı arasındaki sohbet öyle güzeldi ki, ikisi de gündüzün, geceye, gecenin gündüze dönüştüğünü farketmediler bile.

Artık ayrılma vakti gelmişti…

Fakat ne serçenin gidesi vardı, nede dalın onu bırakası. Ağaç dalının yeri belliydi, kıpırdama şansı yoktu, çekip gitmek serçeye düşüyordu…

Serçe şaşkındı, üzgündü, kanatlarında uçacak gücü bulamıyordu. Oysa dinlenmek için konmuştu bu dala ve dinlenmişti de kanatları. Uçmak istemedi serçe hiç gidesi yoktu bu daldan, o kadar huzurluydu ve memnundu ki bugüne kadar neden bu dala konmadığına anlam veremedi.

Ağaç dalı ve serçe ne yapacaklarına karar veremezken, biranda çıkan rüzgar ağacın dallarını sallamaya başladı. Dal sallanmaya başladıkca serçe dalın üstünde durmakta zorlandı ve yapması gereken yaparak gökyüzüne doğru havalandı.

Üzgündü, aynı zamanda da yorgun. Eskisi gibi uçamıyordu sanki.. Ağacın gökyüzüne uzanan dallarına baka kaldı. Ağlayamadan hıçkırıklara boğuldu. İlk defa  böyle olmuştu.O yüzden bilemedi ne yapacağını. Oysa ne fırtınalar görmüştü de yine de böyle olmamıştı.Ağaç dalıda serçeden farklı değildi… İkisinin de yüreği sevgi doluydu. Birbirlerini hiç unutmayacaklar, hep iyi anacaklardı. Söz verdiler, her zaman birbirlerinin yanında olacaklardı .. Ne serçe konacak bir dal bulabildi, ne de dal serçe gibi bir dost…

Böyle bir ayrılık oldu serçe ile ağaç dalının ayrılığı….

Hüzünlü ve içtendi…

Ne ağaç unutabildi dallarında sakladığı serçeyi, nede ağacın kollarında uyuyan serçe.

ÖZLEM ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«
Next Post
»