İki şey değişmiyor nedense yaşamda.

1- İlişki başlarken yaşadığın heyecan.. 🙂

2- Bittiğinde uğradığın hayal kırıklığı.. 🙁

“Hep aynı başlıyor bitiyor ve iki kişiden biri vazgeçiyor ve , biri hep daha çok seviyor be”.. Bunu ben söylemedim ” Tam da bugün ” adlı şarkı sözünden ufak bir alıntı.

Yaptığım tespitle örtüşüyor sözler, o yüzden aklıma geldi bir an.

Yaşanmışlıklardansa , yaşanmamışlıklar daha heyecanlandırıyor insanı .

Söyleyemediğin söz, tutamadığın el ve onunla kurduğun hayaller daha masum..

Söz söylendiğinde, el tutulduğunda hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

Eli tutmak için verilen mücadele, elin sıcaklığını hissettikten sonra yerini kocaman bir rahatlığa bırakıyor.

Senin için herşey belki yeni başlarken, karşı taraf için sonun başlangıcı oluyor.

Gözlerindeki pırıltı azalmaya, içindeki heyecan ölmeye ve kalbin tam hızla çarpacakken yavaşlamaya başlıyor birden.

Aslında sen sözlerini söylerken, elini uzatırken bilirsin belki olacakları sadece şans vermek istersin belki kendineee, belki de karşındakinee. 

Ama hep tutamadığın elin sıcaklığını,varlığını, içtenliğini hissedersin nedense.

Yüreğin buruk olur, üzülürsün.

Hissettiğin tenin, tuttuğun elin, baktığın gözün “rehaveti” , seni yavaş yavaş uzaklaştırır kendinden.

Gidiyorum galiba beni bırakma , sıkı tut ellerimi dersin bakışlarınla.

Anlatamazsın, söyleyemezsin, söylesende farketmez.

Senin elin o kadar sıcaktır ki, karşındaki ihtimal vermez soğuyacağına.

Sessiz çığlıklar atarsın, yinede anlamaz  nasıl tükettiğini, senin nasıl azalmaya başladığını.

“Sana dedim ki ruhuma hitap et. Kapında kölen olurum. Sen köle kısmını  duydun. Ruhumu unuttun” demiş şair.

Gözleriniz sık sık dalıp gitmeye başladıysa, gökyüzü bazen ciğerinize doluyorsa, sözler boğazınıza düğümleniyor ve anlatamıyorsanız “Eksik bir şeyler var” demektir.

İşte sorun “Tam da bugün” başlıyor

Eksik birşeyler hissettiğinde,

Sevmekte değil mesele, bunu yaşama şeklinde.

 Sevmek “Huzur” demek, “Huzurlu ” olmak demek.

Ben bunu anlıyorum .

Siz bakmayın benim böyle yazdığıma.

Karamsar değilim, mutsuz hiç değilim.

Sevmekten vazgeçmeye de hiç ama hiç niyetim yok.

Sadece el tutmaktan vazgeçmek üzereyim.

Sıcacık bir el arıyorum belki karanlıkta.

Dokunamadığım elin sıcaklığını  içimde yaşamak, hissetmek ve özlemek istiyorum .

Neyse boşverin şimdi bunu. 🙂

En başta söylediğim gibi, ne ilişkinin başındaki heyecan, nede sonundaki hayal kırıklığı..  

Bu değil benim yaşamak istediğim !

 

 

Özlem ÜNEY

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir