Yaşadıklarımın hepsinin acısı çıkmaya başlıyor yavaş yavaş

Ne hayal, ne de gerçek.

Ne ağlayacak, ne de anlatacak, ne de direnecek gücüm kaldı.

Gönülsüzde değilim ama isteyecek gönülde suskun.

Tüm bu durgunluğun ardında bir acım birde yorgunluk.

Bu suskunluğum aslında fırtına öncesi sessizlik.

Kendimden korkar hale geldim sanki

Sorun mu ? Sorun yok .

Sadece sessizliğimden, durgunluğumundan endişe eder oldum.

Hayra alamet değil benim için bu durum.

Ufacık bir rüzgar bekliyor gibiyim .

Rüzgar çıktığı anda fırtına kopacak biliyorum.

Arada bir, ılıkta olsa esinti çıkarmayı öğrenmeliyim.

Bu sefer kopacak fırtına da herkes yok olup gidecek.

Fırtına sonrası etrafta kimse kalmayacak.

Tahir Şimşek’in sözlerinde olduğu gibi

” Tüm bu suskunluğum aslında
fırtına öncesi sessizlik !
Hiç ağlarken gülüp
Gülerken üzüldün mü?
Sen hiç hayattayken öldün mü be candostum?
Anlatsam dinler
Dinlesen anlar mısın ki?
Dinlemen için hayatta olman
Anlaman için de ölmen gerekli.
Oysa beni anlamanı
Hiç bir zaman istemedim ki..”

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«