İşte şimdi bu yazıyı yazdığım gibi bir şeyler sebep oluyor.

Yaklaşık 3 ay önce kendi adımı vererek açtığım bu sitede işin açıkcası ne yapacağımı bilmiyordum.

Sadece bir sitem olmuştu ama içi boştu.

İçerik olarak ne yapacağımı aklıma bile getirmemiştim.

Zor bir sınavdan geçtiğim  dönemdi sadece.

Hayat tüm acımasızlığıyla üstüme üstüme geliyor ve beni bir yerde sıkıştırmaya çalışıyordu.

Ancak dans ettiği kişi bendim hayatın.

Hayat dansında her türlü figürlere hazırlıklıydım .

Nasıl mı ??? Çok erken başladım hayatla dans etmeye…

Bu yüzden dansın zor figürlerini kolaylaştırmayı başarabiliyordum.

Kurmuş olduğum bu site ve yazılar sayesinde sizlerle tanıştım.

Aslında tanımıyoruz birbirimizi, ama çok sevdik nedense bir bağ oluştu.

Belki de beklentisiz bir bağ olduğu içindir bu içtenlik.

Son zamanlarda çok fazla aynı soruyla karşılaşıyorum.

Bu gece bir okuyucum bana yine ” Bu yazıları hangi psikolojiyle yazdığımı ” sordu.

Neden yazıyorum,nasıl yazıyorum merak eder oldunuz.

Çünkü sizde varsınız yazılarda.

Hiç tanışmadan aynı dili konuşmak böyle bir şey olsa gerek.

Hayat işte..

Bende anlatmaya karar verdim bu akşam kısaca…

Dediğim gibi zor bir süreçten geçiyordum.

Belki de hayatımın en zor sınavıydı bu.

20 yıllık bir birlikteliği bitiriyordum.. Yorgundum,kırgındım,çaresiz ve üzgündüm..

Kendimi kağıt gibi buruşturulup bir köşeye atılmış gibi hissetmeye başladığım anda, silkelendim.

Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bende site yaptım 🙂

Tabii iş bununla bitmedi içerik gerekliydi.

Bende yaşadıklarımı,hissettiklerimi, gözlemlediklerimi yazmaya başladım burada.

Hiç düşünmeden,imla kurallarına dikkat etmeden hiç bir iddam olmadan sadece yaşadım,hissettim yazdım.

Hatta yazdıklarımı hiç okumadım bile yayınlarken, vazgeçerim diye korktum çoğu zaman.

Yaşadığım herşeyi anlamını ve değerini bilerek, içime sindirerek yaşıyorum belki de ondan yazılar ilginizi çekiyor.

Hiç süsleme yapmıyorum, entel dantel kelimeler kullanmıyorum.

Aslında sadece kendim için kendimi yazıyorum.

Yani benim iç çeyizim  burası.

Yazmış olmak için, yada yazar olmak için yazmıyorum.

Kimseye bir şey kanıtlama derdinde değilim.

Onun için hepinize içten,samimi geliyor ve belki de kendinizi bulmanıza görmenize neden oluyor.

Edebi tecrübenin olmadığı, hayat tecrübesinin olduğu basit yazılar aslında bunlar..

Gerçek olan hayat .Hepimizin beş aşağı beş yukarı yaşadıkları aynı.

Eksikliğini duyduğumuz,beklediğimiz duygularda aynı.

Burada biraraya geldik farkında olmadan.

Yani benim farklı olduğumdan değil, hepimizin aynı olduğundan aslında.

Umarım az çok sorularınıza cevap vermişimdir.

Süzgeçten geçmeden yazıya dökülmüş duygular..

Yani “Özlem” dolu bir hayat ve “Özlem” adında bir site.

Hepsi bu…

Hepinize teşekkür ederim…

Özlem ÜNEY

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

2 Comments for this entry

  • dilek dedi ki:

    ne kadar güzel anlatmışsınız.okuyunca düşündüm de bir sorunun iyi ya da kötü şekilde sonuca varması mı daha iyi yoksa benim hayatım gibi insanı arafatta bırakıp bir yere varamaması mı ? siz bir yol bulup kendinize gelmişsiniz ben de uğraşıyorum uğraştıkça batıyorum. sonuç yok.gün geçtikçe tükeniyorum.

    • admin dedi ki:

      Siz battığınızı hissediyorsunuz, sadece gün yüzüne çıkarken yaşanılan süreç sancılı oluyor.. Tıpkı doğum gibi..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir