” Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” denir hep.

Kazma kürek yaktırmadı ama kapıdan baktırdı..

Çocukların yüzünü güldürdü bu senede…

Okulların tatil olması için kar yağışını dört gözle bekliyordu tüm çocuklar.

Yine kar yüzlerini güldürdü.

Çocukluklarını çocuk gibi yaşayabildikleri  tek oyuncak..

Ellerinde tek kalan şey kar yağışı ve getirdikleri …

Gece gündüz sokaklarda trafiğe kapalı yollarda çılgınca özgürce oynayabilmek..

Her yer bembeyaz, bütün çirkinliklerin üstü örtüldü sanki..

“Pamuk şekeri” gibi her yer 🙂

Ama kar bir başka yağıyor bu sene ..

Nasıl anlatsam ki size bunu bilemiyorum.

Kendi bildiği gibi yağıyor.

Tanımlanacak gibi değil, kar işte canı istedi mi tekdüze, canı istedi mi lapa lapa yağıyor.

Kimse karışamıyor ona.

Asi bir ruhu var “aşk ” gibi.

Hem sizi kendisine çeker, hem de bir o kadar uzaklaştırır üşütür.

İlk yağmaya başladığında içinizi derin bir heyecan kaplar, ve kendinizi karın yağışına bırakırsınız..

Hayatınız eskisi gibi değildir.

Farklı bir ışık vardır gözlerinizde, konuşmanız duruşunuz başkadır, çünkü sizin kar aşkınız vardır.

Bazıları buna anlam veremez bazıları içten içe kıskanır..

Ancak ben bugün, tek düze yağan kara dayanamadığım için tipiyi özledim.

Kar bize yalnızlığımızı unutturur mu ??

Yoksa yalnız ve tek başımıza olduğumuzu daha mı çok yüzümüze vurur.

Aşk ve kar çok zıt gibi görünse de birbirine, ikisinin de  temelinde insanın içini harekete geçiren garip bir dokunuş vardır.

Hem hüzün, hem sevinç var kar tanelerinde bu kış ..

Yağan kar tanecikleri,

Bir taraftan üşütürken, bir taraftan da insanın içini ısıtıyor.

Sanırım , işte bu yüzden kar bir başka yağıyor bu sene…

 

Özlem ÜNEY

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«
Next Post
»