KORKAK KALP

11 Şubat 2011

Bu yazıyı  korkak kalplere, korkak sevgilere hitaben yazıyorum.

Duygularını yaşamaktan korkanlara sesleniyorum buradan.

Kalbinizin üstünü ne kadar ağırlık koyarsanız koyun, kapatmaya çalışın isterseniz.

Kalbiniz sadece ağrır o kadar.

Kalbinizi yormaya, zorlamaya gerek yok bırakın kalp istediği gibi çalışsın

Karşınızındakinin kalbini de yormayın

Kalpteki duyguları köreltmeyin.

O duygular körelirse bir daha geri gelmez.

Hepimizin yaşadığı  duygusal açlıkta bu yüzden zaten.

Duyguları gizli saklı yaşamaya çalışmaktan.

Gizli gizli yemek yemek gibi birşey bu.

“Çok açım, en sevdiğim yemek var masada ve bende afiyetle bunu yemek istiyorum ” diyebiliyorsan doyarsın.

Ev sahibi sana yemeği sonsuz ikramla sunar.

Kibarlık yapmanın lüzumu yok.

Baktın yediğin yemek sonradan dokundu.

Olsun dert etme, bir mide ilacı yada soda içersin geçer.Yada kusarsın 🙂

Bu sözlerim korkak kalplere.

Siz bilirsiniz isterseniz  korkmaya devam edin…

Ama her yemek masasında aynı kibarlığı yaparsanız !!!

Bir gün  yemek yiyecek masa bulamayabilirsiniz…

Çünkü sizi ağırlayanlar , bir süre sonra size neyi nasıl sunacaklarını bilemezler.

Sizin gibi kibar olmaya çalışırken ” yüzlerine gözlerine bulaştırırlar” bu durumu.

Karşınızdaki kişileri kendi özünden ayrılmaya mecbur etmeyin.

Bırakın sofraların da diledikleri gibi ağırlasınlar sizi.


Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«
Next Post
»