Nerden aklıma geldi şimdi bu kelime oyunu bilmem.

“Hissetmek mi?”, “Hissettirmek mi?”

Sezgi,sezmek kısacası his. İyi his, kötü his, hatta altıncı his hepsi de birbirinden farklı…

Genelde hislerimiz bizi yanıltmaz.

Bazen hislerimizle, bazende aklımızla hareket ederiz gün içinde.

Benim kafama takılan “Hissetmek mi? ” yoksa “Hissetirmek mi ?”.

Bir olay yada bir kişi için bazen çok iyi duygular hissederiz.

Acaba biz hissettiğimiz için mi iyidir bu durum.

Yada karşımızda ki bize bunu hissettirdiği için midir?

Galiba hissettirenin payı  daha büyük olsa gerek..

Güzel şeyler hissetmek kadar, hissettirmekte çok önemli.

Kimileri sevgisini hissettirir, kimileri ağırlığını, kimileri de kendini değerli hissettirir size ve kendine…

Hissettiremeyen insan saçmalar, panikler…

Hissetmek ve hissettirmek için temelde özgür olmak gerekir.

Rahatça konuşabilmek, anlatabilmek, rahatça gözleri karşı gözlere dikip bakabilmek gerekir.

Bunlar olmazsa olmazları “Hissetmenin”

Bazen bazı olay ve kişiler kendimizi o gün kötü hissetmemizi sağlar.

Bu demek oluyor ki hissetmekten ziyade bize hissettirene bakmak lazım 🙂

Yine de sorumun cevabını tam bulduğuma emin değilim.

Biraz da siz düşünün acaba hangisi?

Belki de karşılıklı aynı enerjiyi hissetmektir işin sırrı.

Ama gerçek olan bir şey var ki.

O da kendinizi iyi hissettiğiniz yerde olmak.

Çok sevdiğim bir söz var, tam da konuya uygun bu söz.

” BALIKLARIN SEVGİSİ BİLİR MİSİN, BİRBİRLERİNE DOKUNAMAZLAR AMA SEVGİLERİNİ HEP YÜREKLERİNDE HİSSEDERLER “

İşte hissetmek de, hissedirmek de böyle bir şey işte…

Özlem ÜNEY





Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«