Şu anda ne yazacağımı bilmeden oturdum bilgisayarımın başına.

İçimden yazmak geliyor ama ne yazsam bilemiyorum sanki.

Öyle çok kelime var ki kafamda, dilimin ucuna kadar geliyorlar  ve geri gidiyorlar.

Oğuz ATAY’ın dediği gibi ” Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler. Ağzına dolar insanın.. Sussan acıtır, konuşsan kanatır “.

Bende Sussam mı? Konuşsam mı? bilemedim  bu gece.

Kimseyi acıtmak, kanatmak istemedim belki !!

Bir taraftan hepimizin bağımlı olduğu meşhur “SOSYAL TERAPİ” sitesi Facebook ‘ta dolaşıyorum.

Artık Facebook’ta uzun zamandır vazgeçilmezlerimizin arasına girdi baş köşede yerini aldı.

Kendi sayfamda dolaştığım zaman herkesin söyleyecek ne çok sözü varmış diyorum kendi kendime.

Kimimiz bol bol şarkı paylaşıyor, kimimiz ünlü düşünürlere ait sözleri.

Ama hep bir yerlere gönderme yapıyoruz. Ne kadar da doluymuşuz meğerse haberimiz yokmuş.

İçimizi boşaltıyoruz, rahatlıyoruz bu yolla.

Birbirimizin paylaşımlarını beğenip, yorumlar yapıyoruz. Kendimizi yalnız hissetmiyoruz  bu sayede…

Son dakika haberi geçer gibi hepimiz durum bildiriyoruz  birbirimize.

Kimse kimseyi merak etmesin ne olur ne olmaz..

Bildiren de, beğenen de,  yorumlayan da memnun hayatından.

Anlayacağınız biz facede çoooook mutluyuz.:)

Yanımızda ve etrafımızda bulunanların yüzüne söyleyemediklerimizi  burdan söylüyoruz.

Aşkımızı burdan ilan ediyoruz.

Toplum olarak yalnızız galiba hepimiz. Farkında olmadığımız, itiraf edemediğimiz bir yalnızlık bu.

Belki içimizde yaşadığımız bir yalnızlık belki de bastırılmış duygularımızın yalnızlığı…

Her neyse artık kimse yalnız değil.

Yaşasın ” Facebook”  var.

7’den 70′ hepimiz ordayız.

Hatta ben bugün face sayesinde Adana’ya Okan’a  “Kekik ve şalgam” şiparişi bile verdim…

Üstelik bu siparişin ortakçıları bile çıktı.

Tatil ertesi alem var durum anlaşıldı. 🙂

Dedim ya bu gece öylesine yazıyorum diye.

Öylesine yazdım işte…

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«