Kum kadın döküldü…

Bir kum kadın vardı, aşktı onun gözlerini ışıldatan, yüreğini sıcak tutan..
22 yıl sürdü bu tutku…
Kumun ceninden çıktığından beri ne çok sularla ıslandı..
Fırtınalar oydu bedenini…
Hani Nazım Usta’nın ‘Kadın’ şiirinde ‘ O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, hayat arkadaşımdır “ seslendiği gibi..

İşte kumkadında 20 yıllık kumadama böylesine bağlıydı.
Yaşamının tekrarlarında sadece o vardı…
Sessizliğinde , sevgisinde..
Her ihanetinde yüreğinden acılar aksa da ,
Seviyordu..
Kadın, kumevinin , yuvanın yorganı, penceresi, sobası, mutfağıydı ..
20 yıl, dile kolay!
Bir de dünya tatlısı prensesleri katılmıştı, kumevinin içceğizine..
Ne acı ki, ihanetler bırakmıyordu kumkadını..
Yine de Kadın sahipleniyor , yüreğine sarıyordu kumadamını..
Belki …belki….
Prensesinin bir damla gözyaşına dayanamazdı…
Bir yuvanın soğuk genç duvarlarından gelmişti kumevin oya gibi işliyordu ..
Müziğin tavernasında tek sesin içinde kayboluyordu…
Başka müzikleri hiç tanımak istememişti…
O müziğin notalarında baş seyircisiydi Adamın her daim..
En iyi yemekler onun için pişerde..
Onun arkadaşlarıyla görüşülürdü..
Onun müziğinde sevişirlerdi!..
Kum adam sevgi yağmuruna tutuldukça, kumgövdesi daha da büyüyor, eve sığmıyor;
kulelerini örüyordu gün be gün, bencilce..
İhanetler vuruyordu kumpencerelere..
Kum kadının ise yüreğinin derinliklerde sadece prensesi ve adam vardı..
O hep onun yüreğini kazanmanın savaşında iken,
Kumadam bir kez olsun onun yüreğini sarmalamadı ..
Ve Kumadam son vuruşunu da yaptı ..
İşte o anda Kumkadın dağılıverdi …
Dökülüverdi yalnızlık sevgisinin duvarları birer birer…
Artık evinin pencerelerinde erguvanlar rengarenk ..
Kadın yazmaya başladı, sadece kendi için…
Prensesin ise gözbebekleri şımarıyordu…

Vicdan KAYIR

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir