Son zamanlarda etrafımdaki insanlar mı çok kaprisli oldular. Yoksa benim tahammül gücüm mü azaldı anlamıyorum.

Ben kendi halimde, kimseye dokunmada, kimseden birşey beklemeden, mümkün olduğunca iyi niyetli ve insanlara tahammüllü yaşamaya çalışıyorum.

Kaprisli insanlar ” zor insan”lardır.

Zor insanlarla zorlanmadan iletişim kurmak ise daha da zordur.

Tamam anlıyorum kimsenin hayatı, hatta artık hayat kolay değil ama bende bu hayatın içindeyim ve kimseye kapris yapmıyorum.

Zaten kimsenin, kimsenin kaprisini çekecek hali de kalmadı.

Kapris yapanların birde zeytinyağı gibi üste çıkmaları yok muuuu…

Öldürüyor beni dayanamıyorum, çıldırıyorum resmen  o zaman…

Son zamanlarda herkes kaprisini, sitemini, nazını bana yapar oldu farkındayım.

Daha önce yazdığım yazıların birinde empatiden söz etmiştim hatırlarsanız.

Ama bu durumda empatide yetmiyor yada ben yapamıyorum..

Artık avazım çıktığı kadar “Yeterrrrrrrrrrr” diye bağırasım var.

Sevmiyorum kaprisi zorlamı. Her türlü insanın başımın üstünde yeri var.

Kaprisli ve alınganları almayayım…

Aslında “zor insan” yok “zor davranışlar var belki .

Kimisi sürekli sizi eleştirir, ama siz onu asla eleştiremezsiniz. Hemen kalkanlarını çıkarıverir size.

Kimisi suskun, kimisi agresif  olabiliyor bazen. Kapriste çeşitli yani.

Kaprisli insanların yanısıra, akıl veren insanlarda çoğalmaya başladı.

Ya kardeşim şöyle dön bir kendine bak önce, sonrada bana akıl ver.

Ben akıl almayı en çok seven insanlardan biriyimdir üstelik. Ama akıl verene bir dönüp bakmak lazım.

Dediğim gibi hayat gerçekten her anlamda zorlaştı.

Bu nedenle rica ediyorum gereksiz yere kimse kimseye kapris yapmasın ve akıl vermesin.

Birbirimizin hayatını zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak için birararaya gelip konuşalım.

Hayatı kolaylaştırmak hiç bir zaman tek taraflı değildir bunu unutmayın…

Artık herkes kendine gelsin… Yeterrrrrrrrrr.

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir