” Kadın olmak, kadın doğmak” ne kadar zor bir işmiş. Bazen kadın olmakla gurur duyarken, bazen imkanım olsa cinsiyet değiştiresim geliyor.

Kadın edasıyla yaşarken erkeğin bir sürü rolünü de üstlenip yaşama devam etmek nasıl keyifli anlatamam. Tabii bu şakaydı. Bazı kadınların kaderi bu herhalde. Evli yada bekar sürekli mücadeleci evi çekip çeviren toparlayıcı konumda oluyorlar.

Bazı      kadınlarda analarından şanşlı doğuyor ve hayatlarını hep kadın gibi yaşıyorlar. Güzellik salonları,alış-veriş merkezleri konken,sosyal dernekler partileri vs.

Kadınsı bir sürü şımarıklık aslında.

Üretmek yok,mücadele yok tüket babam tüket. Üstüne de adamı boynuzla…

En çok kızdığımda bu tarz kadınların çalışan, hayat mücadelesi veren kadınları beğenmemeleri oluyor.

Kadının kiyafetine ve saçına kadar eleştiriyorlar.

Çünkü bu zavallı kadıncıklar sadece bedenlerini değiştirip geliştiriyorlar. Ama beyinlerini geliştirmek için uğraşmak onlara çok uzak ve çok zor. zaten düşünmüyorlar bile.

Bu kadar olmasada bende zaman zaman kadın olduğumu hissetmek ve bunun sefasını sürmek istiyorum. Ne yalan söyleyeyim. Yalnız bu işin sefası her kadına göre değişken.

Ben sadece  yaşamla içiçe mücadele veren kadınların da etraflarında ” Kadın” olduklarının hatırlanmasını istiyorum.

Ben istediğiminde bunu yaşıyabiliyorum aslında. Fakat o kadar çok kadın varki bunu yaşayamayan.

Onlar için üzülüyorum.

Dedim ya ” Kadın olmak,kadın doğmak” zor iş. yaz yaz bitmez ama ben burada bitiriyorum yeter bu kadar.

Kadınlığınızı unutmadan yaşamanız dileğiyle…. 🙂

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir