Tabii ki ” empati” kurmak bir salaklık değil. Ama hayatınızın her anı empatiyle geçiyorsa bu tam bir salaklık bence. 🙂

Empati kurulan yerde genellikle hoşgörü,anlayış, huzur ve sevgi vardır. Sorunların çözülmesin de çok etkili bir yöntemdir empati kurmak. Bazen empati kurmak sorun çözsede, bazen de sorun yaratabilir.

Örneğin işinizin çok acil olduğu bir anda hız yapıyor ve trafik kontrolüne yakalanıyorsunuz. Trafik polisinin empati kurarak sizin acelenize hak verip ceza yazmayıp görevini yerine getirmemesi,bunun sonucunda kaza yapmanız,can kaybı gibi   zincirleme sorunlar çıkabilir ortaya. Yani empati de yerinde olmalı.

Gün boyu karşılaştığınız her türlü çirkin ve olumsuz davranışlar karşısında sürekli empati uygularsak kendimize olan saygımızı yitiririz gibi geliyor bana. Çoğu kişi bunu hoşgörü olarak algılayamaz, daha o bilince ulaşamadık henüz.

Hem gerekte yok zaten. Empati bir anlamda sürekli karşındakine hak vermek gibi geliyor bana. Niye hep karşımızdaki kişinin durumuna göre kendimizi ayarlamak zorunda kalalım…

Bir sorun bakalım kendinize bugüne kadar hayatınızda empati kurduğunuz anların sayısını. Sonra da  size kaç kişinin empati kurarak davrandığını düşünün. Eşitse sorun yok. Ama empatiyi uygulayan taraf hep siz olmuşsanız durum sakat demektir. Hatta ortada o zaman bir ” empati salaklığı” var demektir…

Bu soruyu ben kendime sorduğumda aldığım cevap ise ilerlemiş safhada ” empati salaklığı” oldu.

Evet insan bir davranışı sergilerken, bir söz söylerken, bir tavır koyarken karşısındakini düşünmeli.

Fakat “empati” mağduru olmamak için karşınızdaki kişinin bunu ne kadar hakettiğine ve özgeçmişine bakın derim yinede. 🙂

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir