Her birimiz artık yaşadığımız ekonomik koşullar,sosyal şartlar,mahalle baskısı onun baskısı bunun baskısı derken iyice  bunaldık farkında olmadan. Ya hayatı çok ciddiye alacağız yada arada  fren kullanarak boşa alıp gideceğiz. Hepimizin içimizden geldiği gibi eğlenmeye konuşmaya ve gülmeye ihtiyacı var.Herkes argo tabiriyle geyik muhabbetine bayılır ama lafa gelincede kibar kibar istemem yan cebime diyor…:) Ben gülüyorum böyle insanlara.:” İçin gidiyor işte bayılıyorsun saklama boşuna da keyfini çıkar ortamın :)Ama nedense espri yapmaya,müstehcen konuşmaya korkuyoruz. Acaba nasıl anlaşılırım korkusu… Basitleşmekten yada öyle algılanmaktan korkuyoruz. Aslında “basit ve kolay” insan olmakla “içten ve sıcak ” insan olmak çok farklı . Bunu ayırt edemeyen varsa da yolu açık olsun kendinizi sıkmaya gerek yok. Sen ne olduğunu biliyormusun? önemli olanda o zaten. Daha sonra bir anlamda bu feodallik kişide kıskançlığa ve kötülüğe dönüşüyor.

Neden mi ? Çünkü sizin gibi olmak istiyor ama bir türlü cesaret edemiyordur . Sonra da olmak isteyipte olamadığı karekter hakkında size bahaneler vermeye, eleştirmeye ve ileri geri konuşmaya başlar . İşte sorun bu noktada başlıyor. Acımak mı?… lazım yoksa kızmak mı? yada gülüp geçmek mi?… Ben henüz bulamadım cevabını. Sizin gibi giyinmek ister,sizin gibi davranmak gülmek, güldürmek ister yada ne bileyim bir sürü durum sayılabilir. Bazende korka korka davrandığı ve mini ettiğini utana sıkıla çekiştirerek giydiği için zaten yüzüne gözüne bulaştırır ve basitleşir  malesef. Çünkü ne kadar istesede o kıyafete, o sohbete, o tarz esprilere  hatta o saça ve küpeğe hazır değildir çünkü taşıyamaz ezilir. Bu tarz kişilerin savunma mekanizmalarıda hep aynıdır ” …… söyleyince yada yapınca bir sorun olmuyorda ben yapıncamı batıyor” cümlesini kurarlar… Yazık ki ne yazıkkkkk…

Ne dersiniz acıyalım mı? kızalım mı? yoksa gülelim mi? …

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
«