Hafta sonu sıradışı bir Cumartesi gecesiydi  . Tanıdığım,tanımadığım,sevdiğim ve birlikte olmaktan mutluluk duyduğum dostlarımla beraberdim o gece. Gecenin başlangıcında ilk ilgimi çeken yemek yediğimiz mekandı. Kendimi eski “Türk Film” lerinin içinde sandım biran. Yaklaşık 7 masanın olduğu küçük salaş sıcak bir meyhane ortamı. Mekanın piyanistinin bile nostaljik bir havası var sanki. Giyimi, duvar dibinde oturarak  klavyesini sakin sakin çalması ve şarkılarındaki nostaljik esintiler,biranda beni eskiye hemde çok eskiye götürdü. Masalarda oturan insanların yorgun yüzleri çalınan şarkılarla daha da hüzünleniyor ve ağırlaşıyordu. Yemeğimizi yedik sohbetimiz ettik ve müziğimizi dinledikten sonra  mekandan ayrıldık. Evet sanki eski zamandaydık yada gerçekten bir türk filminin setindeki figüranlardık …

Cumartesi gecesi aramızda bulunan bazı arkadaşların yoğun isteği üzerine ikinci mekan olarak rock ve yabancı müziğin çalındığı bir yere gitti. Hemen herkesin bildiği şık ve gündemde olan bir mekan burası. Yemek yediğimiz mekandan sonra burası çok gürültülü ve son derece hareketli geldi. 2000 yılların eğlence tarzının tam ortasına düşmüştük. 20 yaş grubunun çoğunlukta olduğu eğlence mekanında dikkatimi herkesin kendinden geçercesine eğlendiği,alkolün su gibi tüketildiği çekti. Ama ilginç olan bu yaş grubunun yüzlerideki gelecek endişesi,kaygı ve derin mutsuzluktu. Sanki birşeylerden kaçmak için o küçücük yaşlarında deli gibi içiyor ve bilinçsizce müziğin ritminde dans ediyorlardı. Biran kendi kızımı düşündüm.Yarın bu mekana oda gelecekti ve oda mı gelecekten korkacaktı acaba. Gençlerin ne kadar sanal eğlendiklerini ve bu kadar mutsuz olduklarını görmek beni çok şaşırttı. Hepsi kendini salmış suyun akışına ve ” amaan boşver” modundaydılar. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte o mekandanda ayrılmıştık. Kafamın içinde “güm-güm” bir ses vardı sadece buradan ayrılırken.

Aynı gece iki ayrı mekan… Eski ve yeni… Siz hangisini tercih edersiniz bilmiyorum ama ben yüzler yorgunda olsa duyguların yoğun olduğu eski film setinde olmak istiyorum… Yapılan sohbetin ve içilen bir duble rakının tadına varıldığı,müziğin gümlemediği ve herkesin hikayesini rahatça dökebildiği bir ortam tercihimdir.

Daha gerçekci ve daha sıcak…

Özlem ÜNEY

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir